Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Damardan Sözler sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Damardan Sözler, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.
Bazen ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hep bıraktığın yerdedir.
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki, şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!
Kaderim gülseydi bir kere, gerek duyar mıydım böyle damardan sözlere.
Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.
Bana hoşlandığı adamı anlattı, bende sevdiğim kızı dinledim.
Bir zamanlar esen rüzgâra bile meydan okuyan gençliğim. Şimdi ise rüzgârda savrulan bir yaprak gibiyim.
Beni kaybetmeyi başaranı asla kazanmak için uğraşmam.
Kahpeliğin okulu yok ama nedense mezunu çok.
Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor. Ahmet Arif
İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır. Bukowski
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu , “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.
Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz aşıktınız.
Dertlerimin, acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum, sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.
Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki; ‘çayı bile iki şekerli içerim, birlikte erisinler diye’.
Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.
Artık hayat, küçükken oynadığım kutu kutu pense’ye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.
Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle kullansın!
Seni hatırlatan her şeyde, katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi.
Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!
Kendinden geçeceksin unutmak için ama yine de unutamayacaksın. Gözlerini kapatıp uyumaya çalışacaksın ama uyuyamayacaksın ve sadece dalıp gideceksin.
Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.
“Neyin var?” Sorusuna, “Sen yoksun!” diyesim var. Bildiğin gibi değil.
Kimin gerçeği olursan ol. Artık hayalim bile değilsin!
Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden, kimine göre kendinden.
Kaybedecek neyim kalmış ceylan gözlüm bu dünyada? Ya sen ya hiç bundan sonra!
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Tutacak el bulamazsak biz de elimizi cebimize koyar yürürüz, sıkıntı yok.
Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin.
Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.
Birçok kişi aşkın yalan olduğunu düşünür. Eğer aşk yalansa, neden acısı bu kadar gerçek.
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun.