Hallacı Mansur Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Hallacı Mansur Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Hallacı Mansur Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Her makamın iki ilmi vardır: Kavranabilen ve kavranamayan, yani bilinen ve bilinemeyen.
İyi yaradılışlı olmak esenliktir.
Aşk için çekilen Dar’a, başı veren ancak kavuşur Nar-ı Cam’a.
Benim kollarımı, bacaklarımı, başımı kestikten sonra, cesedimi yakıp, külünü Dicle’ye atarlar. Korkarım ki, nehir taşıp Bağdat’ı basar. O zaman hırkamı nehre götürüp at.
Müridin cehdi keşfini, muradın keşfi cehdini geçmiştir. Kişinin vakti, bağrındaki deryanın incisidir; yarın kıyamet günü bu incileri mahşerin zeminine çarparlar.
Fakir; Allah’tan başka her şeyden müstağni olan ve yalnız Allah’a bakan kimsedir.
İnsan bir kainattır ancak kâinat da insandır. Tek tek bakarsan çok görürsün, bütün bakarsan tek görürsün.
Ey aşk, kendi kendini yakarken fark ettin mi cehennemin sana özendiğini?
Taş atanlar beni tanımaz. Halden anlayanların bir gülü beni incitti.
Yaşamımda ölümüm, ölümümde yaşamım, ölümü ise mutluluk sayarım.
Tevekkül; bir şehirde yemek yemeye senden daha müstahak olan birisinin bulunduğunu bildiğin zaman, yemek yememendir.
Aşk’ta kılınan iki rek’at namazın abdesti ancak ve ancak kanla alınırsa sahih olur!
Cömertlik denizi oldum, kime yalvaracağım? Sonsuzlukta yok oldum, kimin adını anacağım?
Hakka olan aşk, hakka götürür, Bir’e olan aşk, Bir’e götürür!
Allah’ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
Sözler ve sohbetler illetlere, fiiller şirke bağlıdır. Allah ise cümlesinden müstağnidir.
Cehennem acı çektiğiniz yer değil, acı çektiğinizi kimsenin duymadığı yerdir.
Dünyadan geçmek nefs zühdü, Ahiretten geçmek ruh zühtüdür.
Sonsuzluktaki ilk kopuşta, O’nun aşk iksirinden içmiş varlıklar, çoğalmış yayılmışlar tüm alemlere.
Ben ümitsizlik dergâhının kızı, Mansurumu arıyorum, Hallacımı kaybettim, idamımı bekliyorum. Habibim ben Salâvatımı yitirdim, Kıblem asasını Nil’de unuttu.
Darağacı, erenlerin miracıdır.
Nokta, tüm çizgilerin esasıdır.
O’na döneceğini inanman için, ‘O’ndan olduğunu kabul etmen gerek!
Konuşan diller; susan kalplerin helakidir.
O iman gücü öyle bir cevherdir ki, en kutsal Aşk ateşidir. Bakmaksızın görmek, duymaksızın işitmek, öğrenmeksizin bilmektir.
Erkeklerin yüz boyası onların kanlarıdır.
Mürid tövbesinin, mürad ise arınmışlığın gölgesindedir.
Dünyayı unutan, nefs zahidi; ahireti unutan, kalb zahidi; kendini unutan da rûh zahidi olur.
Allah’ım, bana senin için bu işkenceyi revâ görenlere rahmet et! Senin rızan için beni elimden, ayağımdan, gözlerimden, başımdan, canımdan ayıran bu kullarını affet!
Senin ruhun benim ruhuma şarabın saf su ile karışması gibi karışmıştır. Sana herhangi bir şey dokunduğunda bana da dokunur. Ey Allah’ım, her durumda Sen bensin!
Yüksek ahlak; Hakk’ı tanıdıktan sonra, halktan gelen eza cefanın insana tesir etmemesidir.