Ahmet Haşim Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Ahmet Haşim Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Ahmet Haşim Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Yârin dudaklarından bana ulaştırılmış olan bir ateştir bu güller.
Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek düştüyse gönüller bu melâle? Bir eldir ufuklardan uzanmış zulmet bizi çekmekte visale.
Neden bu âb-ı semâvîde avlananlar yok bu haşr-ı nûr-ı hüveynâtı hangi kuşlar yer?
Havada bir gölü tanzir eder sema bu gece onun böcekleri güya nücûmdur yekser.
Şairdir şiiri anlatan şairdir seni tanıyan şairdir duyguları yaşayan şairdir size bakan.
Gün doğduğu zaman neşe ve umut ortaya çıkar.
Nasıl ki yaşlılık ölüme götürüyorsa aşkta yaşlılık gibidir esir aldığı bedeni ölüme götürür.
Günümüzde âşık olan sevdiğinden karşılık göremeyen kişidir.
Aklın en iyi çalıştığı zamanlar bedenin işi bitmiştir neredeyse yürüyecek hali yoktur.
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak.
Kenâr-ı âba dizilmiş sükûn ile bekler füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler.
Bir hayat o kadar uzundur ki bu yüzden bir hayatı kitaba sığdırmak imkânsızdır.
Namus insanların yaşadığı çevreye göre değişen kararsız bir olgudur. Bu yüzden kimin namuslu kimin namussuz olduğunu çözmek zordur.
Tüm geceler içerisinde korkuyu saklar ve geceler korkuların vaktidir Göz karanlıkta olup bitenleri seçemez ve güzel görünen şeyleri bile düşman gibi görmeye başlar.
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz.
Ağaçların seheri zirvesinde titreşiyor tuyûr-ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü hâb. Semâyı kaplayacak şimdi gâzeler gibi nûr zavallılar kalacaklar esir-i ufk-ı türâb.
Bir bakır tasta alev şimdi havuz suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde uçuyor parçalanan bayraklar!
Aşk her gün aynı devam ederse bir gün değiştirilmesi gerekir.
Sen sevmeyi bilmedin ki ölmeyi bilesin. Çünkü sevmeyi bilmeyenler ölmeyi de bilemez.
Tüm acıların geceleri çare bulduğu bilinmektedir.
Gök yeşil yer sarı mercan dallar dalmış üstündeki kuşlar yâda bize bir zevk-i tahattur kaldı bu sönen gölgelenen dünyada!
Güzel kelimesi sıklıkla yalan söyleyenlerin en sevdiği kelimedir.