Whatsapp Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Whatsapp Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Whatsapp Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Sanmıyorum ama iyi geceler.
Sabaha kadar yolu var.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.
Alışmak zaman alıyor; zamansa her şeyi…
Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.
Tükürmekle söner mi hiç can yangını?
İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar.
Her tercih bir vazgeçiştir.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefona akıllı olsa bile işe yaramıyor.
Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.
Acele işe çünkü benim de çişim geldi.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.
Haydi Söyle!
Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.
Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Ne haliniz varsa gülün.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.
Varsayalım yokuz!
Velev ki konuştuk?
Sen online ben online, konuşsana layn.
Na-müsait (Müsait değil)
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki hiç sorma Mimar Sinan halt etmiş yanımda.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.
Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.
Çünkü sen çölüme kar oldun.
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!
Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
İyi mi böyle?
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Truth, hurts.
Serçe gibisin kardeşim.
Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.
Durum murum yok.
Bu enerji devamlıdır…
Birini yenmek çok kolaydır, asıl olan birini kazanmaktır.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar…
Çirkin ve beyinsiz…
Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.
Tek olmak soğuktur, üşüme.
Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.
Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır.
Baktın olmuyor, daha çok bak.
Yine de…
Haberim yokmuş gibi sev.
Aferin kirpik, gözüme girdin!
Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.
Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Oynamazsan kazanamazsın.
Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir.
Ben aşk nedir bilmem. Eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…
Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var…
Altar’ın oğlu Tarkan.
Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
İnsan kör ise güneşin suçu nedir?
Kaleciyle karşı karşıya…
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Şunu unutma fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.
Bence şimdi sen de herkes gibisin.
Neden yazmıyorsun, canımın içi?
Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Yetersiz bakiye.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Her şey senin için…
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
Sözün bittiği yerde bekliyorum.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.
Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.
Son laf bükücü…
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.
Çiçek versem, kanar mısın?
Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.
Kader satılmıyor ki iyisini alalım.
Sen ağlama, akar makyajın.
Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.
Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.
Buraya yazmak da moda oldu.
Askerdeyim. Sen de gel.
Saçım şekil, önümden çekil.
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Mai kadar kalbimdeki yerin.
Şarap olayım, şerefe kaldır beni.
Durumum yok, yazamıyorum.
Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.
Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?
İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
Büyüdük ve kirlendi dünya…
Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.
İlgi çekici bir durum…
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.
Birinin seni hiç unutmamasını istiyorsan, ondan borç al.
Bi tanısan sende çok söversin.
Dünyanın en komik durumu…
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çizmekle meşgulüm.
Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.
İnsanlık öldü, katili menfaat!
Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Kuşlar güzel, hayat uçuyor.
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)
Çalgıcı karısı Binnaz…
Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.
Muhabbet ağına giriş için dokunun.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Just Sleeping
Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmuyor.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.
Biz kaybettiklerimiziz.