Ukala Sözler

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Ukala Sözler sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Ukala Sözler, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Biz üç kişiydik; ben, keyfim ve kâhyası. Kâhya işi bıraktı, keyfim evden kaçtı. Ama biz hala üç kişiyiz. Ben, tepem ve tası…
Birileri arkamdan atıp tutuyorsa hiç bozmam moralimi. Bilirim ki çok sağlam koymuşum.
Mademki hatırı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin.
Sen istediğin kadar kalbimi kır; bende gözyaşı tükenmez güzelim!
Yalnızlığına iyi bak sahip çık, kaç kişinin emeği var onda kim bilir.
Keşke veteriner olsaydım, seni daha iyi anlardım.
Meşhurdur benim kafası güzel sevmelerim, sen yeter ki gidiyorum de bileti ben keserim!
Utanırım, söyleyemem yaşadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.
Kaçan, giden balonlara el sallayın, nasıl olsa havaları sönünce geri inecekler!
Ne bir selam geldi, ne haber senden, unuttun sen beni yıllardan beri. Sakın aynı şeyi bekleme benden, ben hala aşığım, hala serseri.
Dalımızı kıranın ağacını kökünden sökeriz.
Yerime koyduklarının bir gün sana koyması dileğiyle eyvallah.
Senin için savaşırdım ama verimsiz toprakları fethetmeye gerek yok.
İdam mahkûmunun söz hakkı vardır, bari son arzumu sor da öyle git, arının çiçekte göz hakkı vardır, bir Buse için dur da öyle git.
Seni öyle cümleye sokarım ki “şerefsizim“ kelimesinde gizli özne olursun.
Yaşasak mı ölsek mi, karar vermek zor.
Bir gecede yıkıldım oyun bitti serseri gönül kor ateşte yakıldım sevdam gitti serseri gönülsen sevmeyi bilmedin artık yetti serseri gönül faydasız ne yapsan da giden gitti serseri gönül.
Aldanma hayatın cilvelerine her şey bahane görünüşüm serseri ama gönlüm şahane.
Ben biraz deli biraz serseri her yanlış, her askım gibi. Ben biraz deli biraz serseri zalimliğim kaçmadı ki. Ben biraz deli biraz serseri, takmadan kimseleri, yaşarım aşkımı içimde.
Cevap yazmasın ukala olursun, yazarsın g.tü başı ayrı oynar. Ben ukala olmayı tercih ediyorum, kimsenin g.t baş ayarıyla uğraşamam.
Ne demiştim? Benim sözlere inancım yok, ama sağlam inanmış gibi yaparım.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar!
Yaradan’a sitem etme günahkâr olursun her güzele gönül verme isyankâr olursun.
Ben öyle bir zerreyim ki, bütün aleme isyan etmişim! Havaya, toprağa isyan etmişim! Ateşe, suya isyan etmişim! Altı yöne isyan etmişim! Beş duyuya isyan etmişim! Mevlâna
Delilik öyle kolay olmuyor. Ben yıllarımı verdim.
Ya benim yanıma geldiğin gün gibi olursun ya da geldiğin gün gibi kaybolursun.
Biz serseriyiz delikanlı takılır kral gibi sever severken saygıda kusur yapmayız.
Seni unutmak mı? Ey sevgili içimdeki yangın sönüyor artık! Nasıl da kül oluyorsun bir bilsen, bir görsen.
Derdi olanın derdini dinleriz, dert çıkaranın derdi oluruz.
Siz benim tellerime hangi notadan vuruyorsanız; ben o makamdan çalıp söylerim! Sıkıntı yok!
Biz serseri delikanlıyız aksamları çorbamızı içeriz sabahları hayat derdine düşeriz.
Dilden sevmesini bilmeyiz bazıları gibi değiliz sevdik mi yürekten ölümüne severiz farkımız tarzımız.
Fazla naz aşık usandırırmış bilmem gönlüm nasıl dayanmış belli ki deli gibi yanmış serseri serseri gönlüm.
Sofular haram demişler, bu aşkın şarabına. Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne!
Evet, anladık biliyoruz zaten, tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Kimsenin ne yaşadığını ya da ne yaşattığını bilemezsiniz. O yüzden aptal ön yargılarınızı g. sokun.
Duy beni kalleş karanlık duy beni ey yalnızlık. Sabahı bir gelin türkü çığıracak kaval sesiyle, toylar kurulacak günün ilk güneşiyle ve yürekler tutuşacak, yürekler yanacak aşk ateşiyle.
Üç gram beyni üç adet de beyim hücresi var. Onu da bana laf sokmaya çalışırken öldürüyor. Yapma kuzum tasarruf et biraz.
Hani senin varlığın “Fifi” yokluğun da “Tın” ya. Benim varlığım “OLAY”, yokluğum “KOYAR”!