Uğultu İle İlgili Sözler

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Uğultu İle İlgili Sözler sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Uğultu İle İlgili Sözler, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Bu sessizlik içinde yükselen uğultu en coşkulu alkıştan bile daha etkileyiciydi. Franz Kafka
Ey tek heceli uğultu, saygı sularını geçtin çoktan, ne işin olur çok kapılı sözlerle. Şükrü Erbaş
Bir uğultu olarak yaşadım, sen de öğren.
Bu deli eden uğultu nerden geliyor. Kim kırdı bu aynaları. Toplayın yüzümüzü görelim. Çirkin değiliz artık.
Ahmet Hamdi Tanpınar; zamanın iletişim araçlarının geleneksel sokağı bir uğultu değirmenine çevirdiğini söyler. Şimdiyse bütün bir ülke medya kuvvetlerinin elinde bir uğultu değirmenine dönmüş durumdadır. Kemal Sayar
Neyin sesidir bu? Göklerdeki bu uğultu, bu gürültü de nedir? Öfkenin, gök gürültüsünün sesidir bu. Mehmed Uzun
Bir yeraltı mağarası, sonsuz bir uğultu. Birbirimize bakıyor, görmüyoruz, birbirimizi işitiyor, duymuyoruz. Âdem Turan
Ah canım! Baharın yaklaştığı nasıl da hissediliyor. Kalbim bir şeyleri bekliyormuş gibi atıyor. Kulaklarımda sonsuz bir uğultu var. Nikolay Vasilyeviç Gogol
Velhasıl en çok yaşadığım duygu hali bu; dünya ağrısı çekiyorum. Benden yaklaşık 50 yıl önce birisi yazmış sanki benim ruh halimi. Anlamını bilmediğim zorluklarım, sorumluluklarım var, kendi küçücük dünyama sığınmam mümkün değil; yaşadığım şehirde müthiş bir uğultu var. Ali Lidar
Ve karanlık çepçevre etrafımda pusudaydı; her taraf sessizdi, her şey sessiz. Ama yukarıda ebedi musikî, hava, asla susmayan uzak ve sessiz uğultu, devam ediyordu. Bu sonsuz, hasta hırıltıya uzun zaman kulak verdim; derken zihnim bulanmaya başladı, kuşkusuz, üzerimde yuvarlanan dünyaların senfonisiydi bu; bir şarkıya başlamış yıldızlardı. Knut Hamsun
Öyle ki bu evlerde inceden inceye tekmil bu saatlerden zayıf bir su sesi gibi hasıl olan gizli uğultu, geçen zamanın uğultusu, dikkat olunsa, derinden derine sezilirdi. Bu, güya eski zaman evlerinin çarpan kalplerinin sesiydi. Abdülhak Şinasi Hisar
Kafatasında musikisi biter kelimelerin, uğultu başlar. Boşluğun, sersemliği, biyolojinin uğultusu. Uğultunun notaya kalbi, boşluktan sevgiliye entari biçmek gibi, büyücü ister. Cemil Meriç
Ne kadar yoksul ve çıplak görünürse görünsün ağaçlar, o kadar yakındır. İlkbahar öz suyu yürümüş dallara uğultuyla bakarsak.
Körün ışığı, sağırın uğultuyu, toprağın suyu özlemesi gibi özledim seni.
Hayat, İliğine kemiğine dek emilmiş bir sözcük, iç sızısını andıran bir uğultu, okyanuslar dolusu uğultu.
Gece ıssızsa, yüreğin uğultusundan.
Anne ve babaların kafasının hayli karışık olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Etrafta çok fazla uğultu var.
Durur ve dikkat kesilir nedir yanıltan onu? Nedir kulaklarından hiç gitmeyen bu uğultu? Bir vakitler o zincirlere vurulmuş insanın iç dünyası. Şimdi hep zincir şakırtılarıyla dolu!
Gece yarısı yazmayı seviyorum. Binanın tamamı uykuya geçiyor, bir tek derinden, garip bir uğultu duyuluyor. Ian McEwan
Yaşam bir uğultu ve içinde yiten bu insanlar bile bile yitiriyorlar onu, yürekleri yaşam dolu işte yoksullar tadını çıkartıyor akşamın ve güçsüzlerde, güçsüzler için doğuyor yine güçlü efsane.
Müzik, hissin uğultusudur. Oscar Wilde
Sezgilerini nasıl ispatlayabilir insan? Sonradan uydurdun derler. Bu “diyenler” olmasa, belki bir şeyler yapabilirdim. Kulaklarımda sürekli uğultu yapan bu sesler, bu “diyenler” beni dermansız bırakıyor. Sözümü bitirmeme fırsat vermiyorlar. Oğuz Atay
Şehir uğultusu daha başlamamıştı. O uğultu ile beraber yerimden kalkacak; o uğultunun içinde benim de sesim bulunsun diye dolaşacaktım. Ne garip bir uğultuydu o! Sait Faik Abasıyanık
Artık harici dünya, bulanık renklerle bir uğultu yığınından ibaretti.
Bir yeraltı mağarası, sonsuz bir uğultu. Birbirimize bakıyor, görmüyoruz, birbirimizi işitiyor, duymuyoruz.
Sokak, Tanpınar’ın benzetmesiyle bir uğultu değirmenidir artık ve Ahmet Haşim’in ‘yorgun başın munis bir ilticagâh’ı olarak nitelediği sinemanın yerini ekran almıştır. Kemal Sayar
Üst kattaki gramofonla yan taraftaki radyo arasında bir uğultu değirmenine dönen bugünün kafası için bir satıcı sesinin değeri ancak satılan şeyle ölçülebilir. Ahmet Hamdi Tanpınar