Tomris Uyar Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Tomris Uyar Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Tomris Uyar Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Bir şeylerden kurtuluyorum galiba. Kabuklardan, alışkanlıklarımdan. Bu tümceyi alışkanlıkla söyledim, hiç düşünmeden. Temiz, söylenmemiş ne kaldı ki geriye? Yeni?
Konuştukça, söyleyemediklerimiz birikiyor.
Sen uyuyordun, bilemezsin. Kaç sigara içiyorum üst üste, kaç eski gazete okuyorum ilanlarına kadar. Her sabah kaç bin güçlükle alışıyorum önümdeki güne, getireceklerine.
Uykunuz kaçtı mı kültürünüz artıyor.
Değil mi ki kimse, yaşamın “inceliklerden örülmüş bir ağ” olduğuna inanmıyordu!
Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.
Bayağılıklar, yoksuIIukIar, kırımlar her an gözümün önündeyken oyalayıcı bir şey yazmaktansa kopkoyu bir karamsarlığı yeğlerim.
Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun. Korun.
Yahu, iç sigaranı. Benim kadar çok içmek de iyi değil tabii. Ama başka keyif maddesi kalmadı hayatımda. İçki de içemiyorum artık. Belki bir yere kadar az içebilirim, ama öyle yapacağıma, hiç içmem daha iyi. Her şeyim öyledir. İçkiyi içtim mi çok içerdim. Sevgim de öyledir.
Günlerin tam içinde yaşayamayınca, olanlara akıl erdiremeyince, bunlarla oyalanıyoruz işte, kahve pişirmek, çay demlemek.
Yalnızlığıma katılabilirsin; yalnız soru sormayacaksın.
Beni kendime ördüğüm kozanın dışına çıkarmaya çalışıyordun, farkındaydım. Belki bazı kişilikler, kozadan çıkmak istemiyorlardır; o, ölüm kozası bile olsa.
Diyorum ki kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli.
Konuşmak da tehlikelidir. İçte biriken sözcükleri boşaltmak. Hele konuşmayı bir kere unutmuşsan.
Orada, iskelede yüzümü güneşe kaldırıp öylece oturdum. İyi geldi. Savsakladıklarım, ertelediklerim, eksik bıraktıklarım yüzeye vurdu; hepsini bir an önce tamamlamaya karar verdim. Kalktım, seni aradım.
İnsan önce renklerden başlamalı değişmeye.
Bana göre yapılmamış benim için düzenlenmemiş bir dünyada yaşıyorum, doğru.
Biri geliyor, hayatımıza bir makas atıyor; o yaşadığımız bölüm, bütünün dışına düşüyor.
Bir şey söyle. Sözü aşsın öze değsin Bir şey söyle, yanındayım mesela.
Ben güzel şeyler duymak istiyorum demedim ki, sesini duymak istiyorum o kadar.
Yaşamak, gitmek demek onun için. Yeryüzü, iki deniz arasında bir nokta demek, iki kent arasında bir istasyon.
Yani yoksulluk anlatılmaz be ablam. Yoksulluk yaşanır anca.
İstemeye hakkım var mı bilmem ama seni yürekten ilgilendiren şeyleri, başkalarına anlatmaktan kaçınacağın şeyleri duymak isterdim. Anlat bana.
Kırıklar zamanında onarılmadı mı büsbütün kırılıyor, durmadan kırılıyor.
Yazarken dünyayı bir anlığına değiştirtebilirken, geçmişimizi bir santim yerinden oynatamıyorsunuz.
Üsteleme. Yolumuz ayrı çünkü. Anlayamazsın.
Unutma, dedi İhtiyar demir kapıyı açarken, Düşlerini kimseye emanet etmeyeceksin, kaptırmayacaksın!
Seninle konuşmak, gergin bir ipte yürümeye benziyor artık. O kadar sertleşmişsin ki, bir rimelin akmasında bile suçlayıcı ipuçları arıyorsun