Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Tezer Özlü Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Tezer Özlü Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.
Aklımı ellerinizden kurtardım.
Ben, belli bir ülkesi olmayan insanlardanım.
Ölüm düşüncesi izliyor beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum. Bunun belli bir nedeni yok. Yaşansa da olur, yaşanmasa da. Bir kaygı yalnız. Beni, kendimi öldürmeyi denemeye iten bir kaygı.
Alışıyor inan kendini içinde tutmaya, dilinin altındaki baklaları ıslatmadan konuşmaya, sultanlara yaraşır bir sağırlığa, alışıyor işte.
İnsanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdir.
Karşılıklı gülsek. Gülebilir miyiz dersin? Gülebilir misin?
Sakin ol. Öylece dur. Yaşamdan geç. Kentlerden geç. Sınırları aş. Gülüşlerden geç. Anlamsız konuşmaları dinle, galerileri gez, kahvelerde otur. Artık hiçbir yerdesin.
Yaşanacak bir yaşam var. Binilecek bisikletler var. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları var.
Taze çayım ve taze yaralarım var. Çok zenginim.
Her gece ölüyorum. Sonra ölümden kaçıp yeniden canlanıyorum. Her yirmi dört saat, hem yaşam, hem ölüm.
Karşıma çıkan her şey yetersiz. Soluduğum her şey yetersiz. Dalgalar, odalar, mekanlar, sevgiler yetersiz. Suların tadı yetersiz. Günlerin uzunluğu yetersiz. Haftaların günleri yetersiz.
Yalnızlık bana hiçbir an eksilmeyen bir güç veriyor.
Sözcüklerin tümü içimden çıkmadan bir an bile uyuyamam.
Şimdilik hiç kimseyle uykumu paylaşmayacağım. Umutsuzluk dolu birisiyle hele hiç. O zaman birlikte balkondan atlamak kalıyor geriye.
Nihayet yağmur başladı. Bu sabah artık yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım. Ağlayan bir yüreğe benzediği için.
Nerde olmak istediğimi bilmiyorum. Belki de bu yüzden hiçbir yerdeyim.
Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin medeni durum dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil.
Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar. Bir haykırış, küçük dünyanız sizin olsun!
Hayatın boyunca kendin gibi olman konusunda telkinler dinlersin, olacağın bir yer ararsın. En kendin olduğun haldeyse değişmen istenir.
Kimse kimseyi unutmuyor ama asla karşı tarafın istediği biçimde hatırlamıyor.
Aşk acısı çekmedim hiç. Çünkü dünyanın verdiği acı her zaman güçlüydü.
Yabancısı olmadığım bir tek olgu var. O da kendi varoluşum. Belki tek mutluluğum bu. Tek bağlantım. Kendimi kavrayamazsam, tüm varoluşum yitmiş demektir.
Bir yüksekliğin, bir başıma olduğum bir yüksekliğin en ucundayım. İnemiyorum. Yaşayamıyorum. Ölemiyorum.
Tren raylarını severim. Bağımsızlığı, gidebilmeyi, kalmak zorunda olmamayı, uymak zorunda olmamayı anımsatır. Tren rayları bir tür bağımsızlıktır benim için. Tek bir kelimeden binlerce anlam çıkardığım günler oldu, yazılan uzun cümleleri görmezden geldiğim günlerde. İnsanlara inanmaya çalışmaktan yoruldum.
En çok ve en uzun sana inandım.
Burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi.
Bazen bir söz yoktur. O gün ne olduğunu özetleyecek zekice bir alıntı yoktur. Bazen gün, sadece biter.
Hiç kimseyi, yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum.
Her köşe, her cadde öyle dolu, öyle dolu ve bu doluluk içinde öyle boş, öyle boş, öyle boş ki.
Artık gitmeyeceğim. Nereden geldiğim sorusunu yanıtlamak istemiyorum. Hiçbir yerden gelmiyorum. Kendimden başka.
Ölmek isteğim yok. Yaşama isteğim olmadığı gibi.
Bahçemde yetiştirdiğim gülleri her akşam öpüp kokladığım gibi. Senin mektubunu da öpüp kokladım. Yaş mı, baş mı, içinde bulunduğumuz koşullar, dağılmışlığımız mı, bilmiyorum, duyarlılığı artırıyor. Bir gözyaşları eksik. Belki o da var, için için akıyor.
Onu sevmeyi bir tutku haline dönüştürüyorum. Bu sevgide tüm sevgilerim, sevebilme gücüm var. Gelecekteki sevgileri de yaşar gibiyim. Geçmiştekileri de.
Hayat bağıra bağıra, susmayı öğretir insana. Her şey geçiyor, hiçbir şey geçmese de.
Bir ülkenin anarşisini kim anlatabilir? Ölenler mi? Öldürülenler mi? Her gün yeni ölümleri bekleyenler mi?
Şunu öğrenmelisin: Sen hiçbir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan toplumdur.
Hava çok güzel. Mavi gökyüzü, güneşin sıcaklığı hiç bitmeyecek gibi. Bugün neler düşünülür, diye geçiyor aklımdan. Belki yazı bile yazılır. Ne limanlar var yeryüzünde diyorum. Ne açık denizler. Ama dağlar arasında kaybolan kaç deniz var?