Sevgiliyle Fotoğrafın Altına Yazılacak Sözler
Misafir olarak geldin sanmıştım gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmışsın bütün ömrüme.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Seni sevmenin verdiği o güzel yolda her gün daha sağlam yürüyorum.
Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme, ömrüm, ömrün olsun. Mevlâna
Bir umutla beklediğim en güzel yarınsın.
Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna gün demeyelim.
O kadar güzel gülüyordu ki; sevmesem ziyan olacaktı.
Aşk senin gülüşünde saklı…
Sen benim şarkınsın, herkesin dili dönmez.
Seninle karşılaştım ya. Birileri sanki benim için dua etmiş.
Sevgiyi yüreğimde seninle birlikte keşfettim. Seni çok seviyorum.
Birinin gözlerine bakmak onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.
Sen benim en güzel iyikilerimsin.
Onun adını bir yerde tesadüfen görürsün de yüz ifadeni kontrol etmeye çalışırsın ya hani. Öyle işte!
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda, kimi yanımdasın kimi rüyamda, ama hep aklımdasın sakın unutma.
Gecemi aydınlatan yıldızımsın sevdiğim.
Canıma karışmışsın sevgilim.
İkiden bir çıkınca bir kalırmış. Yalan! Sen gidince ben kalır mıyım sanıyorsun?
Yanağında açan güle âşık oldu bu can.
Çaya birazcık dem, bana da birazcık sen lazım.
Ben gökyüzü olsam sana kuş olmak yakışır.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.
Ben âşık olduğum adamın âşık olduğu kadınım.
Hatalı olduğumda beni sev. Korktuğumda beni sar. Ve gittiğimde tut. Çünkü ihtiyacım olan her şey sensin.
Sensin, kalbim değildir. Böyle göğsüme vuran. Sabahattin Ali
Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.
Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.
Ben seni ne ara bu kadar çok sevdim.
Sen benim bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin aşkım.
Ben senin en çok sesini sevdim. Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi.
Misafir olarak geldin sanmıştım gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmışsın bütün ömrüme.
Sen benim yaşama sebebimsin benim son nefesimsin sebepsiz gözyaşlarım kurduğum tek hayalimsin sen benim cennetimsin.
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Sen, yaşamın en karmaşık olduğu dönemde karşıma çıkan ışıksın.
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Maviye de sevdalıyım, gökyüzüne de denizlere de. Ama en çok sana hep sana!
Sen hayalini kurup sonunda bulduğum, o hayallerimdeki adam değilsin sen karşıma çıkıp bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Seni tanıdığım gün ömrümün en güzel günüydü be adam.
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim, uzaktan; yandığım olur kendisi.
Varsın iki göz odalı bir evimiz olmasın yeter ki senin iki gözün bende olsun.
Sen; en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.
Bu yolu birlikte yürüyelim, sonunda ne olacağını bilmesek bile.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Ben senin sesini duyunca göğsümden bir güvercin sürüsü gökyüzüne havalanıyor.
Ne kadar seviyorsun dersen nar kadar derim. Dışımda bir ben görünürüm içimde binlerce sen dökülür.
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Senin şerefe kaldırdığın kadehi ben hep mutluluğa kaldırdım… Çünkü senin şerefe benim ise mutluluğa ihtiyacım var.