Sevgiliye Sevilene En Güzel Kısa Uzun Aşk Sözleri
Kalbime saray inşa etmeye çalışman çok güzel bir davranış. Ama keşke temeli atıp, derince kazdıktan sonra bırakıp gitmeseydin.
Bir ömür boyu seni sevmeye niyetliyim desem; Allah kabul etsin der misin? Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili.
Duygular asla eceliyle ölmez, mutlaka bir katili vardır.
Uykusuz gecelerimde gözyaşlarımla yazdım adını kalbime, güneşsiz günlerimde kanımla suladım resimlerimizi, yeniden gelirsin diye!
Bu sabah mavi bulutları avucuna mutlulukları gönlüne ve sevgimi usulca kalbine bırakıyorum.
Sesin diyorum, en güzel ağrı kesici!
Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı.
Ve bazen unutmak için uyumak gerekir, rüyaları hesaba katmadan.
İdam sehpasında ki mahkûm ne kadar yaşamayı seviyorsa, Bende seni o kadar çok seviyorum.
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.
Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.
Bazen, gözlerinin tanımadığını yüreğin tanır. Histen köprüler kurarsın, mesafeler utanır.
Öyle sevdim ki seni, kime anlattıysam yerinde olmak istedi.
Senin alev gözlerin eritse şu ruhumu buz olur kesilirim yanarken içim. Sesin bir uçurum çağırırsa beni kus olur uçarım yanarken içim. Sevdan bir ateş oldu bende gönlüm bir deli coştu sende.
Benim sevgim kocaman bir okyanus olsa ne fayda. Sen yüzmeyi değil üzmeyi bildikten sonra.
İlk değilsen bile son aşkım olup kal, senden öncesini yaşamadım sayarım, böyle bir aşka ömür vermeye değer, dillenir de nazara gelir diye korkarım.
Nesine yar nesine, ölürüm ben sesine, bir daha vursa idi nefesim nefesine. Canım sese mi geldin, kadem basa mı geldin, sağ olsam gelmez idin, öldüm yasa mı geldin? Saçın yüzüne perde, yüreğim düştü derde, ayaküstü duramam, seni gördüğüm yerde?
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
Nedir sende ki bu sessizlik, yoksa çok mu koydu bensizlik.
Senin sevdiklerinin yanına beni de koyar mısın? Onlarla bir beni de anar mısın?
Gel birbirimize hayat olalım. Ayrılırsak hayatını kaybetti desinler.
Dışarıya yağmur. Yüreğime hasret. Fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
Vazgeçilmezimdin bilirdim. Yokluğunda sen komasına girerdi bedenim.
Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.
Hayallerimle birlikte yaşıyorum seni, sensiz bıraktın beni mutlu ol şimdi vefasız sevgili.
Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği insan sen olursun.
Bazen diyorum ki kendime. Ne çok değer vermişim değersizlere.
Güneşte demlerim senin çayını, yüreğimden süzer öyle veririm.
İnsan yüreğinin inkâr etmediği yere aittir.
Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı.
Koy başını dizimin üstüne, sen rüyalarına dal, ben cennet güzelliğine.
Yabancı bir şarkı gibiyim, dinleyenim çok anlayanım az.
Ben, istemem öyle iki günlük sevgili yüreğin varsa, bir ömür sev beni.
Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem, alay edip güler misin? Yoksa sen de sever misin? Soranlara unuttum diyorum, adı neydi hatırlamıyorum, ben artık sevmiyorum, ama öyle demiyor içim, susmuyor susmuyor kalbim, hala deli divaneyim.
Hadi git gidebildiğin kadar uzaklara, hadi at atabildiğin en güzel yalanı bana, nefretim bulacak seni sonunda
Dokunamayacak kadar uzak olsan da sevebileceğim kadar yakınsın bana.
Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!
Havam bozulmaya başladı yine, gözlerim de dolmaya. Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece.
Ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.
Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin. Ne çok sevmiştim seni ne çok hatırlar mısın? Bir bahar seli gibi dalımdan akıp geçtin.
Birinin gözyaşlarına sebebiyet vermişsen oturup sende ağlamalısın bunun vebalinin yükünü nasıl ödeyeceğine!
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
Seni sevmek yanlışlık ise asla doğru olmak istemiyorum.
Ne güzel bir yalansın sen, hep inandığım.
Bizde zikir sessiz çekilir. Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de benim kulaklarım çınlasın kâfi.
Aşk davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki! Mevlâna
Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!
Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Bir kalp çizdim bedenime sadece adın yazılı yalnız bedenimde.
Biliyorsun ben hangi şehirdeysem, yalnızlığın başkenti orası.
Ben özgürlüğüne düşkün bir insanım ama kapatırsan beni sol göğsünün kafesine sesimi bile çıkarmayacağım.
Ben hiç pazarlık etmedim duygularım için, hele de sana ithaf olunanlar için. Yüreğim yettiğince sevdim, yetmeyecekse yaklaşmadım bile.
Her gün yüzlerce hayal kurarsın ve hiçbiri gerçek olmaz; ama bir gün bir gerçek yaşarsın hiçbir hayale sığmaz.
Birini sevmek için nedenin yoksa onu gerçekten seviyorsundur.
Belki kurduğumuz hayaller biter diye düşlerde bir sen biriktirdim yüreğime.
Bir tiyatro sahnesi seni sevmek izlerken her an heyecanlanmak oyuncuları biziz bu sahnenin unutma son perde hiç olmayacak.
Ben sana gönlümü açtım. İçimdeki kuşlar dünyaya uçtu.
Susmak kabullenmek değil cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır.
Başkalarına olduğundan fazla değer verme. Ya onu kaybedersin ya kendini mahvedersin.
Gözlerin bu denli kandırabilirken kalbimi söylesene inanarak en büyük günahı ben mi işledim?
Aslında suçum yok inanın bana hâkim bey, ben de yakmak istemezdim bu şehri, ama ne yapayım, üşümüş sevdiğimin elleri.
Öyle bir yar sev ki evladım; elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi seni beklesin.
Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım.
Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.
İnsan gerçekten tamamen unutamıyor eskiyi. Mutlaka taşıyorsun yanında ona dair bir şeyi. Aklında adını, kıçında yediğin tekmeyi!
Sefaletimin nedeni yoksulluk değil, yoksunluk.
Evet aklımda hala o var imkânsız olduğunu bile bile
Sevgilim özlemin beynimi uyuşturuyor, ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor.
Biliyor musun sevgili benden sonra benim gibi kimse bakamayacak gözlerine kimse tutamayacak ellerini benim gibi ve belki kalbi çarpmayacak bütün askıyla.
Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.
Saçının bir teline dünyalar feda olsun kalbin hep benimle dolu olsun.
Ben geceleri başlarım hayata. Gündüzleri hayalini geceleri geçirdiğimiz günleri hatırlarım Aşkım.
Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.
Sana verebileceğim beyaz sayfalarım yok! Her yanımı seninle karaladım ben.
Çocukken hiç oyuncağın olmadı mı senin? Neden bu kadar çok oynuyorsun hayallerimle?
Aklım sende kalacak. Sev, koru, misafir et.
Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir artık gelsen de bir gelmesen de bir!
Görücü usulü bir aşk istiyorum. Gördükçe göresim gelsin, görmeyince ölesim.
Gelmeyeceğini bile bile beklemek saflık değil, aşktır.
Sar beni ben sana kendimi feda etmişim sev beni. Bu canı uğruna heba etmişim sevgilim her şeyim. Gönlüme taht kuran dilberim.
Ömrün olmak istiyorum seninle başlayıp seninle biten.
Olur da bir gün özlersen başlatma gururuna; çık gel
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa. Ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Allah yol vermiş, yordam vermiş, iz vermiş. Niye gelmiyorsun?
Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.
Sadece bir kere gözlerine bakmak bu kadar etkiler mi.
Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen.
Ey canımın sahibi yar! Sen benimle olduktan sonra; kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.
Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken.
Yağmurun en güzel tarafı bu: herkes aynı derecede ıslanırken, ağlayanın gözyaşı belli olmuyor!
Öperken kokusunu içine çektiysen, özlerken burnun direği sızlar!
Ben sadece kışın karpuzu, yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma.