Reşat Nuri Güntekin Sözleri
Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.
Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.
Hiçbir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.
İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve tevekkül geliyor.
Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.
Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Bir zehri insan, bir kere yutmalı ya ölür ya kurtulur.
Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.
İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.
Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.
Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.
Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.
Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.
Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.
Hastalar gibi, mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.
En uzun, en çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?
Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.
Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.
İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.
Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.
Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.
Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?
İnsan için, her şeyi söylerler. Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun.
Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.
Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.
Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.
Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.
Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!
Saklamaya çalışma nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.
Her şeye rağmen sen bir parça benimdin. Ben bütün ruhumla senin.
Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.
Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.
İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor.
En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.
Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!
Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.
Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.
Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.
Siz beni insanlıktan, saffetten, samimiyetten, sevdadan iğrendirdiniz.
Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.
Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.
Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.
Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.
Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.
Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.