Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Özdemir Asaf Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Özdemir Asaf Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.
İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.
Bazen dayanmaktır sevmek hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek birini çok uzaktayken bile yüreğinde.
Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.
Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.
Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.
Oysa ne çok ağladım ben tek damla yaş dökmeden.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm.
Sakladığın kendini böldün iki yarıma; iki kez yaralandın bir yarım yara için.
Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.
Yaşamak ilkin sevgi ile sevmek ile başlar doğumla doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter ölümle ölmekle değil…
Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam ben den ayrı yazılıyorsun.
Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git ya konuş gel ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.
Bir anda her şeyden vazgeçip gitmek kolaydır nasılsa ama marifet değil. Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında.
Çok ayrılık içtim ben kalbim güzel hani.
İki seçeneğin var ya kal ya gitme!
Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…
Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.
Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır…
Ne zaman nereye gitmedimse hiç kimseyi de incitmesem de konular birikti kendiliğinden ben ne kadar biriktirmesem de.
“Geleceğim bekle” dedi. Ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi. Ama kimse ölmedi.
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Seni büyük buldum anladım seni güzel buldum korudum seni küçük buldum uyardım seni yakın buldum uyudum biri yanlış idi unuttum.
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.
Unutsun beni demişsin bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.
Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor.
Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen.
Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi. Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.
Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.
Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.
Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin…
Kendine gel! Seni orada bekliyorum.
Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.
Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.
Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.
Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor…
Bekle dedi gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.
İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri, yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte.
Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!
Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.
Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.
Seni, sensiz de sevebiliyorum.
Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.
Mutluluğun gözü kördür yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür öbürü uykusunda bile bağırır.
Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.
Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.
Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…
Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.
Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!
Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.
Kendini bir şeye bölmesini bil bilmezsen bir şeyi bilmesini bil onu da bilmezsen anlatıyorum olan oluvermez ölmesini bil.
Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.
Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.
Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.
Yanına kadar koştuktan sonra bir adım daha atamayacaksan eğer, oraya kadar sakın koşma. Sana değil bekleyene yazık olur.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.
Dost gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.
Tutkuların evinde savaş kırıkları var kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var. Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde anı kuyularının suskun çığlıkları var.
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.
Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.
Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları küsüyor geceleri çok seviyorum.
Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı.
İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak.
Ağzında yalan varken konuşma!
Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.
Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?
Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.
Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.
Ölebilirim bu genç yaşımda en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda sevgilim seni bir akşamüstü düşündürebilirim.
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.