Nazım Hikmet Aşk Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Nazım Hikmet Aşk Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Nazım Hikmet Aşk Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım.
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin, sen ülkemin yaz geceleri gibisin, saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında, beni unutma.
Şu an yanımda olmanı çok isterdim ama değilsin. Sen ordasın ve orası ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor.
Anladın ya işim başımdan aşkın. Anladın ya gülüm ben sana âşık olmakla meşgulüm.
Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.
Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda.
Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya.
Sevebilirim hem de nasıl. Dile benden ne dilersen; canımı, gözlerimi…
Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında.
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki, çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben, koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken, bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim, ömrümü bir yudumda ellerinden içerim gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.
Kitap okurum içinde sen varsın. Şarkı dinlerim içinde sen. Oturdum ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun; çalışırım karşımda sen.
Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”
Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim: ne güzel darma duman ediyorsun beni.
Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin.
Büsbütün unuttum seni eminim, maziye karıştı şimdi yeminim, kalbimde senin için. Yok, bile kinim, bence sen de şimdi herkes gibisin.
Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim. Yaşamak: seni sevmek gibi ciddi bir iştir.
Denize karşı bir bankta omuzuna başımı yaslayıp sesinden şiirler dinlemek gibi çocukça isteklerim oldu bağışla.
Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum.
Hapşurduğumda; çok yaşa, iyi yaşa yerine benimle yaşa deseydi keşke. Bende; sen de gör değil de, emrin olur deseydim sessizce.
Yapraklara dallara yeşillere allara nice nice yıllara gülüm nice nice yıllara. Yaprak dala al yeşile yaraşır gayri bundan böyle vermem seni ellere.
Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.
Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin.
Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında ekinlerin içinde kayboluyorum.
Ve benim birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…
Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın.