Mevlana Aşk Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Mevlana Aşk Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Mevlana Aşk Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Sustum artık gönül hakkında bir şey söylemeyeceğim. Çünkü gönlün vasıflarını saysam, aklın almaz, gönül senin düşüncene sığmaz.
Bilmeyen ne bilsin seni gamlanma deli gönül, gönülden anlamayana bağlanma deli gönül.
Gönül ne tarafı işaret ederse, beş duyu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.
Güzeli güzel yapan ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.
Yağmurların da ıslandığı bir yağmur vardır. Adı aşk. Ateşlerin de yanıp kül olduğu bir ateş vardır. Adı aşk. Kelebekleri intihara sürükleyen, yıldızları da kaydıran aslında aşk. Gölgelerin gölgede kaldığı bir durumdur sırların sır verdiği bir haldir aşk. Ve aslında aşkın da aşık olduğu bir aşk vardır ilahi aşk.
Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır.
Bir muammadır “AŞK”, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır “AŞK”.
Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.
Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
Ey sevgili. Sen benim içten içe kanayan en derin yaramsın. Ne kadar özlendiğini bir bilsen, yokluğundan utanırsın.
Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman? Bilmem. Yeter ki o kapıda durmayı bil.
Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yârimden de…
Sen sadece sen değilsin; bensin, benimsin, bendesin.
Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?
Minareden düşenin parçası bulunurda, gönülden düşenin parçası bulunmaz.
Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.
Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Ben kimim. Beni söylediklerimde arama. Ben söylemediklerimde gizliyim görmediğin koskoca derya gönlümdür. Gördüğün sahil ise dilim. Kıyılarıma vuran dalgalarıma şaşma. Onlar Aşk’tan gel-git’im. Beni mecnundan Leyla’dan sorma. Ben yalnız Mevla’dan bir izim.
Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir.
Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür. Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?
Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla…
Aşk, altın değildir, saklanmaz. Aşkın bütün sırları meydandadır.
Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.
Aşk öyle engin bir denizdir ki ne kenarı vardır ne de ucu bucağı.
Birini seviyorsanız, onu Allah’tan isteyin. Kalpler Allah’ın elindedir.
Âah” kelimesinde, üst üste iki “a” harfi mevcuttur. Bunlar ebced hesabına göre; bir+bir= iki eder.”h” harfi de yine aynı hesaba göre beş rakamını gösterir o halde;”aah” = yedi yapar ki, âşıkların derinden çektikleri “aah” gönlün yedi kat semasından gelmektedir. İşte bu yüzdendir yakıcılığı.
Ey sevgili. Düşüncelerim ipliği kopan tespih taneleri gibi dağılıveriyor sensiz. Şimdi gözyaşlarımdan inci yapmak isterdim sana.
Hiçbir hayale sığdıramadığım tek gerçeğimsin. Sevdim işte. Ötesi de yok gerisi de.
Ey sevgili, ilacım da sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin. Çaresiz gönlüm de senden başka ne varsa hepsi yok oldu. Beni kimsesiz bırakma! Gel!
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…
Ey gönül. Ateş için rüzgâr ne ise aşk için de ayrılık öyledir küçük olanı söndürür büyük olanı ise daha da güçlendirir ve iyi bil ki ey gönül. Aşk; ateşten bir denizi mumdan kayıkla geçmektir yanıp kül olmadan asla geçemezsin.
Ömründen nasibin, kendini sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.
Mevlana’ya sormuşlar “sevgili” nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı.
Biliyorum sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla dünya sana dar. Ama dayan gönlüm. Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.
Hiçbir yere sığmadı aşkın, gönlüme sığdı yalnız. Şimdi gönlüme de sığmıyor, gözlerimden sızıyor.