Lafı Gediğine Koyan Sözler
Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canının cehenneme ait olduğunu.
Beni sevmeyen varmış! Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın tın tın…
Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!
Besmelesiz sevdin galiba beni; yüzün bir yana kaymış, şerefin ayrı bir yana.
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.
Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, ben de mecbur değilim çocuk büyütmeye.
Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra…
Artistlik yapmaya gerek yok. Seni öyle bir görmezlikten gelirim ki; sen bile varlığından şüphe edersin.
Şarap gibi kadın olsan kaç yazar, yanındaki adam turşu olduktan sonra.
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin ne de en kralı…
Hak edene, masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.
Kaç promil eder şerefin? Söyle ona göre kaldırayım kadehimi!
Affettiğimden değil, boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin. Ve mutlu olduğum için değil, güçlü olduğum için gülüyorum.
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zekâ, kırk yaşında akıl önemlidir.
Büyük ikramiyenin sana çıkmamasına çok şaşırdım. Bütün numaralar sendeydi.
Hani derler ya; bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.
Kuruşu kuruşuna hesapladım seni İnan 5 para bile etmedin.
Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın.
Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!
Ben huzur aradım sen kusur. Şimdi bensiz kudur!
Ruhunuzu satmayın. Kiralayın daha ekonomik.
Eğer bana koysaydı gidişin, sence bu kadar güzel olur muydu gülüşlerim?
Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; karakterin dökülüş biçimidir.
Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık. Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.
Bana iyi gelenler hep benden gidenler oldu.
Boşuna umutlanma. Kalbim artık hayvan barınağı değil.
Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.
Biz alıştık artık gidene yol vermeye, arkasından ‘yapıştır’ deyip kahkahalarla gülmeye.
Gidene asfalt bile dökeriz maksat rahat yol alsın.
Zamanında çok şerefsiz gördüm ama tacı sana veriyorum!
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın. Herkes sizi kendi işine geldiği gibi görür.
Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?
Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti!
Bazı insanlar kitap gibidir; yok satar, bazı insanlar da öyle kitapsızdır ki; sizi yok yere satar.
Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.
Konuşursam derinden, kimse kalkamaz yerinden…
Kişiliğin yerine otursun, söz ayağa kalkacağım.
Oyun oynamaya gerek yok hayat. Ne sen çocuksun ne benim dünyam lunapark.
Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum. Bilirsiniz köpekler tanımadıklarına havlarlar.
Oturur sana şerefi anlatırdım ama kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana!
Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Gidenin arkasından bir kova su dökmek lazım daha hızlı gitsin diye.
Bir sevda istiyorum asla beni terk etmeyen, bir gün sırtımdan vurarak bırakıp beni gitmeyen.
Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!
İnsanlar da fotoğraf gibi; ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi!
Umutlara kanma, umutlar bir gün imkânsızlaşır, hayatı tozpembe yaşıyorum sanma, her renk bir gün siyahlaşır.
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!
Fazla kasma kendini, kramp girecek bir yerlerine.
Çok vefalı dostlarım var benim. Allah şahit, iyi günümde kendimi hiç yalnız hissettirmediler.
Sigaranın da tiryakisiyim ama bitince yere atıyorum. Bilmem anlatabildim mi?
Bugünlerde söylediklerimi birileri üzerlerine alıyormuş. Alsın havalar soğudu üşümesin.
Hayatımdan gidenler ya hoşuma giderler ya da boşuna.