Jean Paul Sartre Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Jean Paul Sartre Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Jean Paul Sartre Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Bir insan diğerlerinden daha fazla insan olamaz çünkü özgürlük her birinde benzer şekilde sonsuzdur.
İnsan yaptığı şeyden başka bir şey değildir.
İnsanoğlu özgürlüğe yazgılıdır çünkü bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur.
Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde dokunmuyorum bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar hemen unutuyorum onları.
İnsan özgür olmaya mahkumdur.
Var olmak, burada olmaktır sadece, var olanlar ortaya çıkarlar, onlara rastlanabilir, ama hiçbir zaman çıkarsayamayız onları. Bunu anlamış kimselerin olduğunu sanıyorum.
Ama ölümüm bile fazlalık olacaktı. Cesedim de su güleç bahçenin dibinde çınar ağaçlarının arasında su çakıl taşlarının üzerinde, kanım da fazlalık olacak; en sonunda, temizlenmiş, kabuğu çıkarılmış, dişler gibi temiz ve ak pak kemiklerim de fazlalık olarak kalacaktı. Her zaman için fazlalıktım ben.
Yaşamak budur her zaman seçimler ve sonuçlar arasında denge kurmaktır.
Güzellik örtülü bir çelişkidir.
Aslında, özgürlüğünü eylemleriyle öğrenen mevcut bir insanım.
Ben varım, hepsi bu ve mide bulandırıcı buluyorum.
Kendime duyduğum büyük ihtiyacı karşılamak için doğdum.
İnsan sahip olduklarının toplamı değil, fakat henüz gerçekleştiremediklerinin toplamıdır.
Her seçiş bir vazgeçiştir.
Birini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.
Diğer herkes gibi yarı kurban, yarım suç ortağısınız.
Her an, ardından geleni getirmek için ortaya çıkar.
Bir şey sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez, ona anlam veren ölümüdür yalnız.
Kendimizi yenmek dünyadan daha iyidir.
Önemli olan tek şey, buluşun özgürlük adına yapılıp yapılmadığıdır.
Bir kimseyi nasıl belirleyebilir onun şu ya da bu olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz. Bir insanın niteliklerini kim tüketebilir. Kim bir insanın güçlerinin olanaklarının hepsini tanıyabilir?
Varlık beni her yere, gözlerden, burundan, ağızdan içeri giriyor.
Utanç: Hayat uzun olduğu zaman geçer.
Bir aşk, bir kariyer, bir devrim: nasıl biteceklerini bilmeden başlayan diğer pek çok şey gibidir.
Resmi payeleri hep reddettim. Legion d’Honneur’ü de kabul etmemiştim. Fransız akademisine de girmedim. Yazar kendisinin bir kuruma dönüştürülmesini reddetmelidir. Bu onur verici bir paye dahi olsa bunlar kişisel nedenlerim. Ayrıca şu da var ben iki kültürün barış içinde bir arada yaşayabilmesi için uğraşıyorum. Elbette çelişki ve çatışma var ve olmalı. Burjuva bir ailede yetiştiğim halde sosyalist oldum. Sempatim ondan yanadır. Bir de bu yüzden bu ödülü verenlerin konumundan dolayı kabul edemem. Nobel Ödülünü Reddettikten Sonra
Her insan tutkularının bahanesine sığınır.
Zenginler savaş yaptığında ölenler daima fakirdir.
İstediğimizi yapmıyoruz ve henüz ne olduğumuzdan biz sorumluyuz.
Korkunç olmayan acı çekmek ya da ölmek değil, boşuna ölmektir.
Şüphe saflığın bedeli.
Kimi sevdiğimizi asla yargılamıyoruz.
Hayatımızın saatini ne kadar kum aldattıysa, camdan o kadar net görmeliyiz.
Özgürlük istediğini yapmak değil, yaptığını istemektir.
Cehennem başkalarıdır.
İnsan önce var olur, keşfedilir, dünyada görünür ve ancak daha sonra tanımlanır.
Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.
Aşk iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.
Var olmak susamadan içmek gibi bir şeydir.
Ateşle, savaşta, evde, açlıktan ölmek daha iyidir.
Kötülük, ancak tam hızla giderken dengede kalabiliyordu, bisiklette olduğu gibi.
Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür.
Yalnızken sıkılırsanız, bunun nedeni çok kötü bir arkadaş olmanızdır.
Yaşarken başımızdan hiçbir şey geçmez. Dekorlar değişir, kişiler girer çıkar yalnız. Başlangıçlar da yoktur; günler anlamsız bir biçimde birbirine eklenir durur; sonu gelmez, tekdüze bir ekleniştir bu. Başlangıç olmadığı gibi, son da yoktur. Bir kadın, bir dost, bir kent, bir kerede terk edilemez. Hepsi birbirine benzer zaten.
İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.
Her zaman seçebilirim, ama bilmem gerekir ki, seçmezsem hala seçiyorum.
Varoluş uzaktan uzağa düşünülebilecek bir şey değildir. Sizi birden kaplaması üzerinizde duraksaması, kıpırdamaz koca bir hayvan gibi yüreğinizin üstüne çökmesi gerekir ya da hiçbir şey yoktur artık.
En büyük günah pişmanlıktır.
Gerçek deniz soğuk ve karadır, içinde hayvanlar kaynaşır, insanları aldatmak için yapılmış ince yeşil zarın altında sürüklenerek ilerler. Çevremdeki şu hava perileri, kendilerini bu aldanışa bırakmış, yalnız ince zarı görüyorlar; ben altını görüyorum.
İnsan hiçbir şekilde sahip olduğu şeyin toplamı değil, henüz sahip olmadığı, sahip olabileceği şeylerin toplamıdır.
Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş bir girişimdir. Güç ister yürek ister körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.
Sevgi dışında inşa edilmiş olan aşk yoktur.
Başka kimse gibi olmamak için herkes gibi yapma cesaretine sahip olmak gerekir.
Düşünüyorum da diyorum gülerek hepimiz şurada oturmuşuz o değerli varoluşumuzu sürdürmek için yiyip içiyoruz. Oysa var olmaya devam etmemiz için hiçbir, hiçbir neden yok.
Kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. Ama ya yaşamayı ya da anlatmayı seçmesi gerek.
Varlığında, varlığın var olmasının söz konusu olduğu bir varlık olarak var olan bir varlığım.
Kendimi terk etmek, varlığımın farkında olmaktan vazgeçmek, uyumak istiyorum.
Benim, varım, düşünüyorum öyleyse varım, varım çünkü düşünüyorum, peki niçin düşünüyorum? Düşünmek istemiyorum artık; var olmak istemediğimi düşündüğüm için varım, düşünüyorum çünkü.
İnsan kendi yaptıklarından başka bir şey değildir: varoluşçuluğun ilk prensibi budur.