İngilizce Whatsapp Durumları
I never make the same mistake twice. Three, four times maybe. But never twice. (Hayatımda hiç aynı hatayı iki kez yapmadım. Üç, bilemedin dört. Fakat 2 hiç.)
Weird is a side effect of awesome. (Tuhaflık mükemmelin yan etkisidir.)
I’m not Batman, I’m from Batman. (Batman değilim, Batman’lıyım.)
All girls are my sisters except you. (Tüm Kızlar benim kardeşimdir, sen hariç.)
Freezing in the volcano (Volkanda donan.)
Life is short, So use whatsapp (Hayat kısa, o haIde Whatsapp kuIIan.)
Do what is “Right”, not what is “Easy”. (Doğru olanı yap, kolayı değil.)
If you can’t convince them, confuse them. (Eğer onu ikna edemiyorsan, kafasını karıştır.)
Burning in the ocean. (Okyanusta yanan.)
Having one child makes you a parent, having two makes you a referee (Bir çocuğa sahip olmak seni aile yapar, iki çocuk ise hakem.)
Love doesn’t show up on an X-ray….but it’s there. (Aşk X-ray’de görünmez fakat oradadır.)
If “Plan A” didn’t work. Don’t worry; the alphabet has 28 more letters. (Eğer A planı işlemediyse endişelenme, alfabede 28 harf daha var.)
I Was Born CooI, Global Warming Made Me Hot (Buz gibi doğdum, beni küresel ısınma ısıttı.)
At least mosquitoes are attracted to me. (Beni en azından sivrisinekler etkiliyor.)
You can do anything, but not everything. (Herhangi bir şeyi yapabilirsin, fakat her şeyi yapamazsın.)
If opportunity doesn’t knock, build a door. (İmkanlar kapıyı çalmana olanak tanımıyorsa, kapı inşa et.)
They say that aIcohoI kiIIs sIowIy. So what? Who’s in a hurry? (Alkol yavaşça öldürür diyorlar. Ee nolmuş? Kimin acelesi var ki?)
All my life I thought air was free, until I bought a bag of chips. (Hayatta hep havanın beleş olduğunu düşünürdüm, ta ki bir tane cips alana kadar.)
Accept who you are. Unless you’re a serial killer. (Seri katil olmadan, kim olduğunu kabul et.)
Find yourself and be that (Kendini bul, kendin ol.)
When in doubt, mumbIe. (Şüphedeyken, mırıldan.)
It’s good to be alive. (Hayatta olmak güzel.)
We become what we think about. (Üzerine düşündüğümüz şeyler oluyoruz.)
SiIence is better than Iies. (Sessizlik yalanlardan daha iyidir.)
The onIy thing I gained so far in 2023 is weight. (2023 yılında kazandığım tek şey kilom.)
I didn’t change, I just woke up. (Değişmedim, sadece uyandım.)
You can’t burn me (Beni yakamazsın.)
I’m not arguing, I’m simply expIaining why I’m right. (Tartışmıyorum, basitçe haklılığımın nedenini açıklıyorum.)
Food, Water, Sleep, Love (Yemek, Su, Uyku, Aşk)
Nothing is possible …WorId itseIf say I m possibIe. (Dünya bile ben mümkünüm derken, hiçbir şey imkânsız değildir.)
1.3 Billion people = China (1.3 Milyar İnsan = Çin)
Stop being a China product (Çin malı olmayı bırak.)
Before you judge me, Make sure that you’re perfect. (Beni yargılamadan önce mükemmel olduğundan emin ol.)
I don’t make mistakes, I date them. (Hata yapmıyorum, onları ileri tarihe atıyorum.)
Try what you think you can be abIe to do (Yapabileceğini düşündüğün şeyi dene.)
It always seems impossible until it’s done. (Yapılana kadar her şey imkânsız görünür.)
Be what you want to be, not what other wants to see. (İstediğin şey ol, başkalarının görmek istediği değil.)
I am only responsible for what I say, not for what you understand. (Sadece sana söylediklerimden sorumluyum, senin anladıklarınla değil.)
Sometimes you just need some space, to fart. (Bazen sadece boşluğa ihtiyaç duyarsın: osurmak için.)
I’m not perfect, I am original. (Mükemmel değilim, orijinalim.)
Don’t steal, the government hates competition. (Çalma, hükümet rekabetten hoşlanmaz.)
I had a horribly busy day converting oxygen into carbon dioxide. (Bugün oksijeni karbondioksite çevirmek için aşırı derecede meşgulüm.)
Good girls are bad girls, who never get caught. (İyi kızlar hiçbir zaman yakalanamayan kötü kızlardır.)
You’re beautifuI untiI your Photoshop 30 day triaI has gone. (Fotoşopun 30 günlük deneme sürümü bitene kadar çok güzelsin.)
Nobody is perfect, but I’m nobody. (Hiç kimse mükemmel değildir, fakat ben hiç kimse değilim.)