Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika İlber Ortaylı Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu İlber Ortaylı Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.
Türk Milleti olarak Osmanlı da biziz, Cumhuriyet de. Osman Gazi de atamız Fatih de atamız, Atatürk de.
Türk kadını hiçbir şeyi kendi hakkı ile almadı. Ne bir kadın hareketi var, ne de bir eylem. Atatürk verdi. Kıymetini bilmiyor.
Okulu bitirir bitirmez evlenip mobilyacı gezeceğinize, dünyayı gezin.
Türkiyeli bidon bir kavramdır. Çeviremezsiniz, bundan bir üst kimlik de yaratamazsınız. Sağa sola bakarak bu tür kavramlar kullanamazsınız.
Bugün müzede düğün yapılmasına izin veren görevli, yarın müzede çamaşır yıkar.
Tarih kâğıtla ve sözle olmaz, coğrafyayı bilmek gerekir.
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyordur.
Kendisi İngilizce bilmediği gibi, Türkçe de bilmiyor. Yaşadığı bir toplumun kültüründen haberi olmayan bir yazar, Nobel de alsa doğru eserler ortaya koymaz.
Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.
Birileri çıkmış yakın tarih öğretilmiyor diyor. Yakın tarih değil kardeşim, çocuklara önce tarih öğretilmeli.
Cahil olabilirsiniz, yarı cahil olmaya hakkınız yok.
Gençler hem gezmeyi, hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Merak ettiğiniz, her şey hakkında kitap okuyun. Sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.
Şehadet şerbeti lafını duyduğum zaman nevrim dönüyor. Ulan bu şerbeti neden bakan, vekil, bürokrat çocukları içmiyor?
Okuma özrü, gevezelik özründen geliyor. Türk toplumu konuşmayı seviyor, her şeyi konuşarak hallediyor.
Din denince neden akıllarına hep kadın ve içki geliyor. Bu ülkenin sorunu yolsuzluk, terör, tecavüz ve adaletsizlik değil mi?
Hastanelerde dahiliye polikliniği var da, neden cahiliye polikliniği yok. Memleketin yarısı bu hastalıktan mustarip.
Tarih çok acımasızdır. Sizler ondan yeni bir Abdülhamit beklerken, bir de bakmışsınız yeni bir Mustafa Kemal göndermiş.
Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.
Türkiye’de yaşayıp ‘ben Türk değil, Kürt’üm’ diyebilir, ne var bunda. Şimdi o Kürt oldu diye ben mi Türklük’ten çıkacağım?
Karadenizli müteahhitler, Mısır uzmanı oldu.
Herkes kendi talihinin mimarıdır. Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
İnsanlara zorunlu dün dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü.
Türkiye’de ne eksik bugün? Kültür hayatı. Kurmamışız. Atatürk sırtımızda gömlek yokken arkeolog, hititolog yetiştirdi.
Öyle bir hava vardır; esaret gören kimseler, başkalarını ezmeyi sever.
Benim cahillerle işim yok, bazı cahillerin çok büyük derinlikleri olabiliyor. Ama yarı cahillere deliriyorum.
Her şeye bulaşmayın. Bunu gazeteler çok yapıyor. Kendine göre yeni Türkiye kuruyorlar. Bok kurarsınız. Güldürmesinler adamı.
Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor.
100 liralık benzinin 70 lirası vergi. Düşünüyorum da biraz daha zorlasak dünyanın vergiyle çalışan ilk otomobilini biz üretebiliriz.
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, zekâ ve yetenek dışında her şey kabul görüyor.
Sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, iyi geceler diyemeyecekseniz, masal anlatamayacak ya da dua okumayacaksanız, akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum.
İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.
Tarihçinin ihtisası olmaz.
Osmanlıca bilmeyen Tarihçiler İngilizce bilmekle övünüyor. Bre cahiller! Osmanlıca bilmeden Tarih olur mu?
Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.
Ben sana cahil olma demiyorum. Hobi olarak yine ol ama git başka ülkede ol. Bizim ortalama zaten yerlerde.
Vergi toplayamayan devlet, devlet vasfına sâhip değildir.
Türkler olmadan bir dünya tarihi yazmak mümkün değildir.
Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazılmalı. Tabutlara ve mezarlıklara değil.
Amerikalılar tarihi iyi yapıyorlar ama tarih yazan bir geçmişleri yok. Türkler de tarih yazdı ama film çeviremiyor. Hollywood endüstrimiz yok çünkü.