Ernest Hemingway Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Ernest Hemingway Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Ernest Hemingway Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



Böyle düşünmenin yeri değildi; ama düşüncelerine gem vuran kimdi? Kendinden başka hiç kimse.
İnsan yenilmek için yaratılmadı. Âdem oğlu mahvolur ama yenilmez.
Yenildikten sonra her şey daha kolay oluyormuş. Bunun bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum.
Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir.
Sadece bağırsağında bok taşımak için yaşayan insanlar var.
Özgürlük, insanın yaptığı pisliği ortalıkta bırakması değildir. Hiçbir hayvan kediden daha özgür değildir; ama o bile pisliğini toprağa gömer. Kediler en iyi anarşistlerdir. Bu adamlar kediden anarşizmin ne olduğunu öğreninceye değin onlara saygı duyamam.
Bir yazar için küçük yaşta en iyi alıştırma nedir? Mutsuz bir çocukluk.
Ay ve güneş de uyurlar. Kimi zaman okyanus bile uyur, rüzgâr esmediği, akıntı olmadığı zaman.
Korku gördün bir de kuruntu. Korkunun nedeni başından geçenlerdi. Kuruntunun da aklından çıkarıp atamadığın kötü olasılık yüzündendi.
Bütün iyi kitapların ortak bir özelliği vardır; gerçekte olanlardan daha sahicidirler. Birini okumayı bitirdiğinde olan biten senin başından geçmiş gibi hissedersin ve sonra iyisi, kötüsü, coşkusu, pişmanlığı ve hüznü, insanları ve yerleri ve havasıyla tamamen sana ait bir parça olur.
Kullandığın dil yaşadığın zamana ait olmalı, yoksa işe yaramaz.
Bir tek şey düşün; yaptığın şeyi. Aptallık edecek zaman değil.
Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa, ayaklarının üzerinde öl!
Her gün yeni bir gündür. Kim bilir, belki bugün her şey değişir.
Ama dünya kıramayacağını öldürür. En iyiyi, en inceyi ve en yürekliyi taraf gözetmeksizin öldürür. Eğer bunlardan hiçbiri değilseniz, sizi yine de öldüreceğinden emin olabilirsiniz, ama bunun için hiç de acelesi yoktur.
Hiç kimse kazanırken bırakmamıştır savaşı.
Birine güvenip güvenemeyeceğini anlamanın en iyi yolu, ona güvenmektir.
Özgürlüğü, insan onurunu sevdiğim gibi seviyorum seni, tüm insanların çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni.
Her gün yeni bir başlangıçtır. Elbette insanın şansa da ihtiyacı var. Ama önce gerekeni yapmalı ki, şans kapıyı çaldığında insan hazır bulunsun!
Hayat hakkında yazabilmek için önce onu yaşaman gerek.
Modern savaşta, hiçbir geçerli sebep olmadan öleceksiniz.
Çok komik bir kitap yazmak için önce büyük eziyet çekmek gerekir.
Beni sevmiyorsan eğer korkma; ben seni ikimize de yetecek kadar çok seviyorum.
İyi ve kötünün yan yana olduğu bir ordu savaş kazanamaz. Hepsinin belirli bir siyasal gelişim düzeyine getirilmesi gerekli; hepsi niçin dövüştüğünün, amaçlarının önemini kavramalı. Yapacakları kavgaya inanmalı hepsi, disiplini kabul etmeli.
İçinizde bir şey ölüverince her şey kolay gelir. Birçok insanın çoğu anında olduğu gibi, duygusuz kesilirsiniz.
Başkasından üstün olmanın onurlu bir yanı yoktur. Asıl onur kişinin eski halinden üstün olmasından gelir.
Hayat hakkında yazabilmek için önce yaşamalısın.
Her şeyden hoşlanman gerekmez. Yalnızca anlamalısın.
Benim amacım ne gördüğümü ve ne hissettiğimi kâğıda en iyi ve en basit şekliyle yazmak.
İnsanın kaybedecek bir şeyi olmadığında, yaşam daha güç olmayacaktır.
Yaşlıların akıllı oldukları düşüncesi büyük bir yanılgıdır. İnsanlar akıllanmazlar yaşlandıkça, daha dikkatli olurlar sadece.
İnsan sonbaharın hüzün vereceğini düşünür. Yapraklar dökülürken ve de ağaçlar rüzgârın ve ısıtmayan keyifsiz güneşin altında soyunurlarken her yıl bir parça ölürsünüz.
İnsan, ihtiyarlığında bir başına kalmamalı.
Nerede olursan ol, kendi iç dünyana sığınmak zorundasın.
İki insan birbirini seviyorsa, buna mutlu bir son yoktur.
Her şey şu ya da bu biçimde başka bir şeyi öldürmekle meşgul. Mesela balıkçılık bir yandan beni geçindiriyor, bir yandan da öldürüyor.
Ahlaka gelirsek; bildiğim tek şey şu ki, sonrasında iyi hissettiğin şey ahlakidir, kötü hissettiğin ise gayri ahlaki.
Yanlış yönetilen bir ulusun ilk çaresi para biriminin enflasyonudur.(değersizleştirilmesidir) İkinci çaresi savaştır. İkisi de geçici refah sağlar. İkisi de kalıcı yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.
Ölüm korkusu zenginliği arttırmakla aynı oranda artar.
Yıldızları öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz, ya bir de onu yapsaydık! Ya bir de her gün ay’ı öldürmeye çalışsaydık? Diye düşündü. O zaman ay kaçardı. Fakat ya her gün güneşi öldürmek gerekseydi? Şanslı adamlarız vesselam!
İhtiyarlar niye öyle şafakla uyanırlar bilmem. Günü azıcık daha uzun yaşayabilmek için mi acep?
İnsan ada değildir, bütün de değildir tek başına, anakaranın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; bir kum tanesi bile alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki kaybolan bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurdunmuş gibi; bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını, çanlar senin için çalıyor.
Hiç kimsenin başka birinin hayatını elinden almaya hakkı yoktur, başka insanlara daha kötü bir şeyin olmamasını önlemek dışında.
Zeki insanlarda mutluluk, en nadir rastladığım şeydir.
Ümitsizlik sis gibidir; güneş doğunca dağılır.
Dinlemeyi severim. İnsanları dikkatle dinleyerek çok şey öğrendim. Çoğu insan karşısındakini hiç dinlemez.
Eğer birbirimize yardım etmeyeceksek ne için geldik bu dünyaya? Dinlemek ve kaba bir şey söylememekte yeterince yardımdır.
Hayata kendimizden ne katıyorsak, hayattan da onu alırız.
Gecenin gündüzle bir olmadığını bilirim: geceleri her şey değişiktir, gecenin şeyleri gündüz anlatılmazlar, yokturlar gündüz çünkü; bir kez yalnızlıkları başladı mı, gece yalnızlık çekenler için korkunç bir zamandır.
Öldürmekle onlara hiçbir şey öğretemezsin. Köklerini kurutamazsın onların, çünkü daha büyük kinle tohumları daha da çoğalır. Hapishane bir işe yaramaz. Hapishane yalnızca nefret yaratır.