Cenap Şahabettin Sözleri

Burada sizler için 2026 yılı itibarıyla özel olarak derlediğimiz harika Cenap Şahabettin Sözleri sözleri yer almakta. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle zenginleştirilmiş olup, duygularınızı ifade etmenin en anlamlı yollarını sunuyor. Anlamlı, etkileyici ve güzel sözlerle dolu bu Cenap Şahabettin Sözleri, biyografisozleri.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınızı güçlendirecek. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda paylaşarak arkadaşlarınızla duygularınızı en iyi şekilde aktarma fırsatını yakalayabilirsiniz.



İyilik kuvvetin eserlerinden biridir. Hiçbir zayıf devamlı iyi olamaz.
Gerçeklik güneşini örten tek bulut menfaattir.
Aşkın en tatlı parçaları başındaki ümit ve sonundaki hatıradır.
Eski zamanın sağlam Müslümanları ”Başımız şeriata bağlı” diyenlerdi. Şimdi sağlam kanunlarda ”Başımız gelişmeye bağlı” diyenlerdir.
Yoksul, çaresiz ve imkânsız olduğu; zengin ise karnı tok, sırlı pek olduğu için gerek duymadığından, her ikisi de, iyi ve güzel duygular ortaya koyamazlar.
Yoksulluğun olduğu yerde; namus, şeref, onur, erdem fazla barınamaz. Yokluk, mertliği bozar.
Dinlemeyi bilmek konuşma sanatının yarısıdır. Ama kadınlar söz konusu olunca konuşmanın tamamı dinlememek oluyor.
Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil.
Hiçbir gün yoktur ki her şiddette ışığa dayansın Her göz hoşuna gitmeyen ışığın sönmesini diler.
İpeği yapan böcek değil de, giyen kadın gururlanır.
Bazı adamlar başkasının hürriyetine engel olmadıkça kendilerini hür hissetmezler.
Halkı yönetme hususunda gençlik yaş değil baş meselesidir.
“Güzel fikir ihtiyarlamaz.” İhtiyarlamadığı için, ölmez de. Örneğin bir Mevlâna, bir Yunus dünya durdukça insanlar tarafından hatırlanmayacaklar mı?
Ne bütün varını yiyip ölmüş vardır, ne her fikrini söyleyip susmuş.
Günde bin doğru fikir göğsümüze çarpar da birine olsun yüreğimizi açtığımız nadirdir.
Meşe gölgesinde filizlenen yosunların çoğu kendilerini meşe fidanı sanırlar.
Güzel fikir doğru olmasa bile hoşa gider.
Bilmem hangi hükümdara: “ahali sefalet içinde yiyecekleri yok” demişler. ”Sefaletlerini yesinler” cevabını vermiş. Bu cümle saltanatı ne kadar zarif tarif eder.
Dinsiz vardır ki isyanının nedenleri bir mabet teşkil eder.
İnsanın şansının kendisine yardımcı olması için insanın kendisinin de biraz çaba göstermesi gerekmektedir.
Çok sakladığımız yemek ekşimek suretiyle bizden intikam alır.
Biz bir adamı biraz alkışlamazsak unuturuz. Hafızamız avuçlarımızdadır.
Her şeye gülmek deliliktir. Hiç gülmemekse akılsızlıktır.
İnsana en güzel sıfatı ‘fani’ diyen vermiştir.
Çenesi düşmedikçe ihtiyarlar az söylerler. Zira hayat onlara sözün faydasızlığını öğretmiştir.
Vesaire sözünü pek severim zihnimin ayıbını örttüğü için.
“Elinden geleni yapmadığın müddetçe umduğunu bulamadığından şikâyette haksızsın.” Her ne iş olursa olsun, insan elinden geleni yapacak; sonra neticesini bekleyecektir.
Fikir bazen mantığın dilemediğini söyler; fakat kalp mantığa daima kendi istediğini söyletir.
Hakikati güneşe benzetirler; doğrudur: gözlerimizi yaralar korkusu ile çoğuna bakmayız.
Yer yaşlandıkça dertleri artıyor, insan gibi.
Kalp söze başlayınca akıl sağır olur.
“Yüksek fikirlere hizmetkâr olmayan, hakkı ile âmir olamaz” Başkalarını yönetenler, iyi ve doğru fikirlerin sahibi ve uygulayıcısı değillerse, yanlış yönetirler.
Karga ne kadar adını değiştirse de, sesinden tanınır.
Aşk yolunun garip yokuşları ve inişleri vardır. Çıkarken baş döner, inerken gönül bulanır.
“İyi giyin ama dikkat et ki kostümün senden üstün olmasın.” Her insanın kendi yaşam koşullarına uygun bir giyim tarzı olmalıdır.
“Ancak cücelerdir ki küçüldüklerini hissetmezler.” Onurlu ve gururlu insanlar, küçük düşmemek ve küçülmemek için, her adımlarını dikkatli atmalıdırlar.
Akarsu ne güzel hayat dersidir; Küçük engellerin üzerine köpürür de, büyüklerin yanından geçerken sus pus olur.
Hiçbir hükümet ya da devlet, halkını başıboş bırakmaz. An­cak, kendine güvenen ve akıllı yönetimler, bunu fazla hissettirmezler.
İnananlar kadar inanmayanlarda bir şeye hizmet ederler. Asıl düşman kayıtsızlardır.
İnsanlığa karşı yapılan haksızlıklara ses çıkarmayanlar, bu haksızlık nedeniyle cebini ve midesini dolduranlardır.
Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmeler mum gibi erimeye razı olmalıdırlar.
Vicdan yalan söylemez ama sık sık yanılır ve yanıltır.
Dini yaşatan bilhassa ölümdür. Ölüme çare yok ise din de ölmez.
Şüphe yolu inkâra açılır. Yarabbi iman ne büyük kuvvet istiyor.
Elinden geleni yapmadığın müddetçe şikâyette haksızsın.
İnsanlar yalanla avutanı, gerçekle korkutana tercih ediyorlar.
Bir kitap ilmi var birde hayat ilmi, olgun insan herhâlde ikisine de vakıf olan oluyor.
Hürriyet sahasında kadınlar öyle geniş adımlar atıyorlar ki bu gidişle sakal ve bıyık miskinlik simgesi olacak.
Doğruyu söylemek değil anlatmak güç imiş.